27 Ocak 2022

Kimler glutensiz diyet uygulamalıdır?

ile admin

Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığı genetik yatkınlığı olan bireylerde gluten proteinine maruziyet sonucu gelişen kronik bir hastalıktır. Çölyak hastalığı daha önceleri çocukluk çağından sık görülen bir hastalık iken artık her yaş grubunda ortaya çıktığı bilinmektedir.

Çölyak hastalığının belirtileri çocuk hastalarda genellikle gluten içeren tahılların diyete eklenmesiyle erken yaşta başlar ve çoğunlukla kusma, ağırlık kaybı, büyüme ve gelişmeden yavaşlama/duraklama, sulu dışkılama ile kendini gösterir. Yeni olguların yarısından fazlasında çölyak hastalığının 50 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğü bildirilmiştir. Ancak özellikle yaşlı gruplarda çölyak tanısı atlanabilmektedir. Bunun sebebi çölyak hastalığının en yaygın semptomlarından biri olan ishalin, yaşlı hastalarda aşırı ilaç kullanımına bağlanmasıdır.

Çölyak gelişiminde genetik faktörler %40 oranında etkilidir. Çölyak hastalığının ortaya çıkmasında etkili olan çevresel faktörler hala araştırılmakla beraber glutenle tanışma yaşı, enfeksiyon hastalıkları, mikrobiyota gibi faktörlerin var olduğu düşünülmektedir.

Çölyak hastalığın tanısı genetik testler, serolojik testler (kanda antikor tespiti) veya ince bağırsak biyopsisi ile mümkün olmaktadır.

Günümüzde çölyak hastalığının tek tedavisi glutensiz diyet uygulamasıdır. Glutene eser miktarda maruziyet dahi hastalığın şiddetini arttırabilmektedir. Çölyak hastalarının gluten toleransı kişiye göre değişiklik göstermektedir. Glutene toleransı çok düşük olan çölyak hastalarının glutenli ürünlerin hazırlandığı tezgahlarda yemek hazırlamaları, glutenli ürünler için kullanılan mutfak eşyalarını kullanmaları dahi semptomların şiddetlenmesine sebep olmaktadır.

BUĞDAY ALERJİSİ

Buğday alerjisi buğday ile karşılaşmadan hemen sonra ortaya çıkan bir alerji tablosudur. Özellikle çocuklarda buğday tüketiminin ardından saatler içinde ürtiker, nefes almada güçlük, bulantı, karın ağrısı gibi semptomlarla ortaya çıkar. Daha geç olarak semptomların 24 saat içince ortaya çıktığı da görülebilir. Buğday alerjisi tanısı cilt testi veya kanda antikor ölçümü ile yapılabilmektedir. Buğday ve buğday ürünleri diyetten tamamıyla çıkarılmalıdır.

GLUTEN ATAKSİSİ

Sereballar ataksi olarak da bilinen gluten ataksisi, gluten hassasiyeti sonucu oluşan nörolojik bir bozukluktur.

Gluten ataksisinin bazı tipik semptomları; yürüme ve kol hareketleri gibi genel hareketlerde bozukluklar, kas koordinasyonu ile ilgili sorunlar, konuşma zorluğu, ellerde ve ayaklarda sinir hasarı belirtileridir.

Hastaların % 60’ında manyetik rezonans görüntülemede serebellar atrofi bulgusu vardır. Gluten maruziyeti sonrası mide-bağırsak şikayetleri görülme sıklığı %10’dur. Hastalık sinsi başlangıçlıdır ve genellikle 50’li yaşlarda başlar. Gluten ataksisi nadir bilinen bir hastalık olduğu için toplumumuzda ne kadar yaygın olduğu bilinmemektedir. Hastalığın tanısı beyin MR görüntüsü ve serolojik testler (kanda antikor tespiti) ile mümkündür.

Gluten ataksisinin tek tedavisi glutensiz diyettir. Gluten ataksisinde glutensiz diyete yanıt glutensiz diyete başlamadan önce geçirilen zamana bağlıdır çünkü uzun süre glutene maruz kalma serebellumda purkinje hücrelerinin kaybına neden olur ve bu da geri dönüşsüzdür. Bu yüzden erken teşhis ve hızlıca glutensiz diyete başlamak önemlidir. Hemen yapılan tedavinin ise ataksinin stabilizasyonu veya iyileşmesi ile sonuçlanması muhtemeldir.

DERMATİT HERPETİFORMİS

Duhring hastalığı olarak da bilinen bu hastalık çölyağın ciltte görülen versiyonudur denilebilir. Ciltte hızla gelişen küçük sulu veziküller görülür. Bu veziküller kopar, kurur ve kabuklaşır. Şiddetli yanma ve kaşıntı vardır. Döküntüler ortaya çıktıktan sonra genelde kaybolmayan bir problem olarak kalırlar. Döküntülerin karakteristik simetrik bir dağılımı vardır. Dirsekler ve üst önkol hastaların %90’ından fazlasında etkilenir. Genelde 30-40’lı yaşlarda başlar fakat nadir de olsa çocuklarda ve yaşlılarda da ortaya çıkabilir. Ailesinde çölyak hastalığı veya Duhring hastalığı olan bireylerde bu hastalığın ortaya çıkma olasılığı normalden beş kat daha fazladır.

Tedavi olarak ilaç tedavisine ek olarak glutensiz diyet uygulanmaktadır. Glutenin diyetten çıkarılması ile deri döküntülerinde azalma görülür. Sıkı bir glutensiz diyet uygulayan hastalarda ilacı tamamen kesmek mümkündür. Tıpkı çölyak hastalığında olduğu diyetten gluten çıkarılmadığında dahi gibi bazı vitamin/minerallerin emiliminde problem vardır. Doğru planlanmış bir glutensiz diyet ile besinlerin emilimini arttırılır ve demir, B12 ve folatın beslenme yetersizliklerini önlenir.

ÇÖLYAK DIŞI GLUTEN HASSASİYETİ

Çölyak dışı gluten hassasiyeti, çölyak ve buğday alerjisi olmayan hastalarda, gluten içeren gıdaların alımı ile mide-bağırsak ekseninde ve mide-bağırsak dışında bazı semptomların ortaya çıkması olarak tanımlanan bir sendromdur.

Gastrointestinal sistemde diyare, şişkinlik, abdominal huzursuzluk, ağrı gibi semptomlar gösterebilirler bunun yanında baş ağrısı, halsizlik,dikkat eksikliği,hiperaktivite bozukluğu,a taksi(koordinasyon bozukluğu), tekrarlayan ağız içi yaralar gibi semptomlar da gösterebilirler.

Çölyak dışı gluten hassasiyeti tanısı için öncelikle gluten ile ilgili diğer tüm tanılar dışlanmalıdır. Serolojik testler, ince bağırsak biyopsisi normal olmalıdır. Gluten ile ilgili diğer tüm seçenekler dışlandığında, glutensiz diyet uygulanarak tanı koyulabilir. Glutensiz diyet bir diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır. Glutensiz diyet ile semptomlar iyileşiyor, gluten diyete eklenir eklenmez semptomlar artış gösteriyorsa çölyak dışı gluten hassasiyeti tanısı koyulabilmektedir.

İRRİTABL BAĞIRSAK SENDROMU

İrritabl Bağırsak sendromu(İBS), organik bir sebep olmaksızın, karın ağrısı ve rahatsızlık hissi ile seyreden, stres veya duygusal gerilimin yüksek düzeyde olduğu dönemlerde sıklıkla karşılaşılan fonksiyonel bir barsak hastalığıdır. İBS’de tuvalete çıktıktan sonra rahatlama, tuvalete çıkma sıklığına bağlı olarak değişen karın ağrısı ve rahatsızlık hissi, gaita şeklinde anormallik gibi semtomlar bulunmaktadır.

Bununla birlikte İBS hastalarında da tıpkı gluten hassasiyetinde olduğu gibi buğday ürünleri tüketimi sonrası semptomlarda artış görülmektedir. Fakat İBS’de buğdayda bulunan hangi bileşenin semptomları arttırdığı bilinmemektedir. İBS hastaları için önerilen diyetlerden biri olan düşük FODMAP diyeti de glutensiz diyet ile büyük oranda benzerlik göstermektedir.

İrritabl bağırsak sendromu için öneriler, hastaya özel yaklaşım sergilenmesi gerektiği yönündedir. Öncelikle düşük FODMAP diyeti uygulanarak semptomlar izlenebilir, semptomlarda iyileşme görülmüyorsa gluten diyetten çıkarılarak izleme devam edilir. Semtomlarda iyileşme olduysa diyete tekrar FODMAP içeren besinler yavaşça eklenerek çıkarılmasına gerek olup olmadığı kontrol edilir. Glutensiz diyet uygulandıktan bir süre sonra kişi yeniden glutene maruz bırakılarak glutensiz diyetin gerekliliği kontrol edilmelidir. Tüm bu uygulamalar diyetisyen kontrolünde yapılmalıdır.

OTİZM VE GLUTEN

Glutensiz diyet ile birlikte anılan hastalıklardan biri otizmdir. Otizm için gluten ile birlikte kazeinin de diyetten çıkarıldığı, glutensiz-kazeinsiz diyetler üzerine bazı araştırmalar mevcuttur. Bazı bireyler için fayda gösterdiği düşünülmekle beraber bütün otizm hastaları için glutensiz-kazeinsiz diyet önerisi verilmesi gerektiğine dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Peki hangi otizm hastalarında glutensiz diyet fayda göstermektedir? Çölyak hastalığına benzer şekilde vücudunda glutene karşı antikor taşıyan otizm hastalarında glutenin diyetten çıkarılması ile bazı otizm semptomlarında iyileşme görüldüğüne dair çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmaların bazılarının sonuçları çelişkili olduğu için glutensiz diyet uygulanması ile ilgili genel bir öneri bulunmamaktadır. Otizm hastaları doktor tarafından değerlendirildikten sonra glutene karşı antikor varlığı tespit edilirse doktor ve diyetisyen kontrolünde glutensiz diyet uygulayabilirler.

ŞİZOFRENİ VE GLUTEN

Glutensiz diyetin olumlu etki gösterip göstermediğine dair çalışmalar yürütülen bir hastalık şizofrenidir. Gluten hassasiyeti olan şizofreni hastalarında glutensiz diyetin olumlu etkileri mevcut olabileceği düşün

Lmektedir fakat tüm şizofreni hastalarında glutensiz diyetin olumlu etki göstereceğine dair bir fikir birliği yoktur. Şizofreni hastaları doktor tarafından değerlendirildikten sonra glutene karşı antikor varlığı tespit edilirse doktor ve diyetisyen kontrolünde glutensiz diyet uygulayabilirler.

ROMATOİD ARTRİT VE GLUTEN

Romatoid artrit hastalığının tedavisini destekleyici olarak glutensiz diyetin rolü araştırma konusudur. Romatoid artritli hastalar bazı besinlerin diyetlerinden çıkarılması ile semptomlarında hafifleme gözlendiğini bildirmektedir. Bu besinler genellikle kırmızı et, süt ve süt ürünleri, buğday gibi alerjen olabilen besinlerdir. Romatoid artrit hastaları için beslenme tedavisinde kişiye özel yaklaşım izlenmelidir. Her birey kendisini yakından izlemeli ve beslenme günlüğü tutmalıdır. Bireyler beslenme günlüklerini tutarak semptomlarını tetikleyen besinler varsa bunu besinleri fark edebilirler. Tespit edilen besinler diyetten çıkarıldığında semtomlarda düzelme oluyor, eklendiğinde semptomlar şiddetleniyorsa bu besinlerden uzak durulmalıdır.

OTOİMMÜN TİROİD HASTALIKLARI/TİP 1 DİYABET/ SEDEF HASTALIĞI/MULTİPL SKLEROZ

Otoimmün tiroid hastalıkları, tip1 diyabet, sedef hastalığı ve multipl skleroz hastalığı gluten ile ilişkisi araştırılan hastalıklardandır. Bu hastalıkların oluşumunda veya tedavisinde glutenin bir rolü olup olmadığına dair bilimsel çalışmalar devam etmekle birlikte henüz aralarında bir ilişki olduğuna dair geçerli bir kanıt bulunmamaktadır. Buna karşın özellikle bu hastalıklardan muzdarip olan kişilerde çölyak hastalığı bulunma ihtimalinin daha yüksek olduğuna dair bazı çalışmalar mevcuttur.

Peki ne yapmak gerekir?

Bu hastalıklara sahip olan kişiler çölyak açısından değerlendirilmelidir. Otoimmün tiroid hastalığı ve çölyak hastalığı olan kişiler, glutensiz diyet uygulamalı ve glutensiz diyetin tiroid hastalığının tedavisi için de olumlu etki gösterebileceğini bilmelidir. Tip1 diyabet ve çölyak hastalığı olan kişiler glutensiz diyet uygulamalı ve glutensiz diyetin tip1 diyabetin tedavisi için de olumlu etki gösterebileceğini bilmelidir. Sedef hastalığı ve çölyak hastalığı olan kişiler glutensiz diyet uygulamalı ve glutensiz diyetin sedef hastalığının tedavisi için de olumlu etki gösterebileceğini bilmelidir Multipl skleroz ve çölyak hastalığı olan kişiler glutensiz diyet uygulamalı ve glutensiz diyetin multipl skleroz tedavisi için de olumlu etki gösterebileceğini bilmelidir.